STAJ SİGORTASI İLE DOĞUM BORÇLANMASI YAPILABİLİR Mİ?

Eşim 27.07.1972 doğumludur. 1987 yılında staj girişi yapılmıştır. Sigorta başlangıcı 4/a’dan isteğe bağlı sigorta olmak üzere 01.05.1994 ile 30.04.2001 tarihleri arasında 2520 gün olmak üzere yapılmıştır. 18.05.2012 tarihinden itibaren BAĞ-KUR’a geçiş yapılmış olup halen aktif olarak devam etmektedir.

Eşimin 13.08.1993 ve 13.06.1998 tarihlerinde 2 doğumu vardır. Bu doğumlar için 2010 genelgesi 106. maddesine göre doğum borçlanması hakkının olduğunu ALO 170 hattından öğrendik. Ancak ilgili kuruma başvuruda bulunmamıza rağmen ekte sunduğum belgeyle birlikte bize olumsuz cevap verildi. Bu durum kapsamında, eşim en erken hangi yolu izleyerek emekli olabilir? Staj kapsamında doğum borçlanması yapılabilir mi? İsteğe bağlı sigortalıyken fiili bir çalışma durumu olmadığından 2. doğum için borçlanma yapılabilir mi? (Ahmet K.)

Size gönderilen yazıda da vurgulandığı gibi, stajyerlik dolayısıyla doğum borçlanması yapılabilmesi için, staj sırasında “kısa vadeli sigorta kollarına tabi prim” bildirilmiş olması gerekir. Her staj yapan için sigorta primi bildirilmemiş, sigorta girişi yapılmamış olabiliyor. Staj döneminde kısa vadeli sigorta kollarına tabi prim bildirimi yapılmamış olanlar doğum borçlanması hakkından yararlanamaz. Staj döneminde söz konusu prim bildirilmiş olanlar ise staj ile sigortalı çalışmaya başladıkları tarih arasında doğan ve hayatta kalan çocukların her biri için 2 yıla kadar doğum borçlanması yapabilirler. Böylece sigorta başlangıç tarihleri, borçlanma süresi kadar geri çekilir. Kademeli yaş uygulamasına bağlı olarak emeklilik yaşı da öne çekilebilir.

Eşiniz staj sigorta primi bildirildiğinden emin ise staj yaptığı işletmenin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik merkezine yazılı olarak başvurup kayıtlarının kontrol edilmesini isteyebilir.

Staj sigorta bildiriminin yapıldığı tespit edilirse, sadece birinci çocuğun doğduğu 13.08.1993 tarihinden isteğe bağlı sigortanın başladığı 01.05.1994 tarihine kadar olan 257 günlük dönem için doğum borçlanması yapılabilir.

Doğum borçlanmasının mantığı, kadın çalışanın doğum nedeniyle boşta geçen sürelerinin borçlanma suretiyle tamamlanmasıdır. İsteğe bağlı sigorta dönemi de bir anlamda sigortalı çalışma gibi değerlendirilir ve bu dönemde doğum borçlanması yapılamaz.

Eşiniz, doğum borçlanması yapmadığı takdirde SSK’dan (4/a) 5675 prim günüyle 50 yaşında emekli olabilir. BAĞ-KUR’dan (4/b) ise 9000 prim günüyle 51 yaşında, 5400 prim günüyle de 56 yaşında emekli olabilir.

Birden fazla statüde çalışanlar, son 7 yıl içinde en fazla hangi statüde çalışmışlar ise o statüden emekli edilirler. Şu anda toplam 5400 prim günü bulunuyor. Eşiniz daha önce SSK’ya dönüş yapmış olsaydı 2022 yılında SSK’dan emekli olabilirdi. Aşağıdaki seçeneklere bakarak ne yapmanız gerektiğine kendiniz karar veriniz:

1 – 5400 prim günü koşulunu tamamlamış olduğu için bundan sonra hiç çalışmayıp 56 yaşını doldurunca BAĞ-KUR’dan emekli aylığı bağlatabilir.

2 – BAĞ-KUR’da prim ödemeye devam eder ama yine 56 yaşında emekli olur.

3- BAĞ-KUR’u bırakıp SSK’ya geçiş yaparak, 1261 gün (3.5 yıl) prim ödedikten sonra 2024 yılında, yani 52 yaşında emekli aylığı bağlatabilir.

Staj sigortası konusunu netleştirip doğum borçlanması yapma hakkı olduğu tespit edilirse, borçlanmayı da SSK’lı çalışırken yaparsa, emeklilik tarihini öne çekme şansı olur. Bu durumda 2023 yılında emekli olabilir.

EMEKLİ AYLIĞI NASIL ARTIRILABİLİR?

01.02.1980 doğumluyum. 1998 Temmuz’unda SSK başlangıcım yapıldı. Şu an 4100 günüm mevcut. Son bir yıl hariç primlerim asgari ücretten yattı. Öncelikle 5900 olan prim gün sayım 7000-8000 gün olduğunda daha yüksek emekli aylığı alabilir miyim? Ya da aylık 30 gün değil de aynı maaş ile 10 gün çalışsam ne değişir? Zira 1500 TL aylık ile emekli olamam, ölünceye kadar çalışmam gerekir.

Eşim de 1981 doğumlu, 1998 4. ay SSK girişli. 950 gün esnaf BAĞ-KUR’u, 1650 gün SSK primi var. SSK girişinden sonra 3 doğum var. Doğumlardan ötürü borçlanma yapabilir miyiz? Sonrasında isteğe bağlı sigorta primi ödenebilir mi? (İbrahim K.)

Emekli aylığını artıran unsurlardan biri prime esas kazanç tutarı, diğeri ise prim gün sayısıdır. Sözünü ettiğiniz 5900 gün, emekli olabilmeniz için gerekli asgari gün sayısıdır. Ne kadar uzun süre çalışırsanız emekli aylığınız artar. Her 360 günlük prime karşılık aylık bağlama oranı yüzde 2 yükselir. 5900 günden sonra çalışmaya devam etmeniz daha yüksek emekli aylığı anlamına gelir.

Aynı ücretin ayda 30 gün yerine 10 gün gösterilmesi yasal olarak mümkündür. Ancak, birkaç nedenle tavsiye etmem. Öncelikle çalışmadığınız günlerin genel sağlık sigortası (GSS) primlerini 30 güne tamamlamak zorunda kalırsınız. Her işveren böyle bir işleme yanaşmaz. İşveren yanaşsa bile kıdem tazminatı ve iş güvencesi gibi konularda kayıplarınız söz konusu olabilir.

Eşinizin durumuna gelince, doğumdan sonra sigortalı olarak bir işte çalışmadığı sürelerin her doğumda 2 yıla kadar olan kısmı için doğum borçlanması yapabilirsiniz. Toplam 2160 güne kadar doğum borçlanması yapma hakkınız bulunuyor.

Prim gününü 5975’e tamamladığında 54 yaşında emekli olabilir. Eksik kalan prim günlerini isteğe bağlı sigorta ile tamamlayabilir.

Ancak, bir konuda çok dikkatli olmalısınız. İsteğe bağlı sigorta 4/b (BAĞ-KUR) kapsamında değerlendirilmektedir. Bu nedenle, isteğe bağlı sigorta primleri 1260 günü aşarsa BAĞ-KUR statüsünde ve daha geç emekli olur.

Dikkat etmeniz gereken bir başka husus ise doğum borçlanmalarının SSK’ya sayılabilmesi için isteğe bağlı sigortayı başlatmadan önce doğum borçlanmasını gerçekleştirip primini ödemelisiniz. Doğum borçlanmasını yaptıktan sonra 5975’i doldurmaya kalan gün sayısı 1260’tan fazla ise bir süre 4/a’lı (SSK) çalışıp, sonra isteğe bağlı sigorta ile devam etmelidir.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ ALANIN ANALIK ÖDENEĞİ NASIL HESAPLANIR?

Eşim geçen yıl ocak – şubat aylarında normal çalışmasına devam ederken mart ayında pandemi nedeniyle 5 gün ücretsiz izne çıkartılmıştır. Nisan ayında çalıştığı firma kısa çalışma ödeneğine başvurdu. Başvurunun ilk haftasında yarım ücret yatırıldı. Geçen süreçte eşim hiç işyerine gitmemiştir ve sadece kısa çalışma ödeneği almıştır. Ekim ayında eşim doğum raporu almış ve 18 Kasım tarihinde bebeğimiz dünyaya gelmiştir. SGK doğum parasını nisan ayındaki 7 günlük prim üzerinden hesaplamaktadır. SGK çalışanları cevap olarak son yatan primin esas alınacağını ve işveren ücreti asgari ücretten gösterdiği için bu şekilde ödendiğini söyledi. Bu konu hakkında sizin görüşünüz nedir? Hak mağduriyetine uğradıysak nasıl bir yol izlememiz gerekir? (Eren I.)

Öncelikle sizi tebrik eder, bebeğinize sağlıklı uzun ömürler dilerim. Analık iznindeki kadın çalışanlara doğum öncesi ve sonrasındaki 8’er hafta için geçici iş göremezlik ödeneği bağlanır. Buna halk arasında doğum parası, doğum ödeneği, rapor parası da denilebilir. Ödenek, doğumdan önceki 12 aydaki son 3 aylık dönemde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilen prime esas kazanç üzerinden hesaplanır. Üç aylık dönemde kaç gün çalışıldı ise bu dönemde alınan ücret çalışılan gün sayısına bölünür ve günlük prime esas kazanç bulunur. Günlük iş göremezlik ödeneği ise hesaplanan prime esas kazancın 3’te 2’si oranında bağlanır.

Ödeneğin son 7 günlük prim üzerinden hesaplanması söz konusu olamaz, o bilgide bir eksiklik olmalı.

Gönderdiğiniz hizmet dökümüne göre, günlük ödeneğin 117.58, aylık ödeneğin ise 3.527 TL olması gerekmektedir. Bunun altında bir ödeme yapıldı ise iş yerinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik merkezine veya il müdürlüğüne yazılı itirazda bulunabilirsiniz.

SİGORTALI ÇALIŞMAYA BAŞLAYAN KADININ YETİM AYLIĞI KESİLİR Mİ?

2014 yılında vefat eden memur emeklisi babamdan annem ve kardeşim yetim ve dul maaşı alıyorduk. 16 Ocak’ta memur emeklisi annemiz de vefat etti. Erkek kardeşim 23 yaşında ve öğrenci. Ben bir işte çalışmıyorum. Hem annemizden hem babamızdan aylık alabilir miyiz? Ayrıca, yaşlılık aylığı alan anneannemiz var. Yaşlılık aylığı alması annemin maaşından pay almasına engel midir? Sigortalı olarak çalışmaya başlarsam maaşım kesilir mi? (Hande D.)

Anne ve babanızdan ayrı ayrı ölüm aylığı alabilirsiniz. İkisinin de statüsü aynı olduğundan yüksek olanın tamamı, düşük olan aylığın yarısı bağlanır. 4/c kapsamında, yani kamuda çalışmadığınız ve evlenmediğiniz sürece Emekli Sandığı iştirakçisi anne ve babanızdan yetim aylığı almaya devam edersiniz. 4/a’lı veya 4/b’li çalışmanız durumunda yetim aylığınız kesilmez.

Anneanneniz 65 yaşından büyük olduğu için, her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu geliri asgari ücretin net tutarından az ise annenizden dolayı ölüm aylığı alabilir.

ASGARİ ÜCRET ARTIŞI KİMLERİN KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNE YANSIYACAK?

Biz 10 aydır kısa çalışma ödeneğinden faydalanan bir firmada çalışmaktayız. Bu süre zarfında sürekli gelir kaybına uğradık. İçinde bulunduğumuz durumun farkında olduğumuz için dişimizi sıktık ve her şeye katlandık. Siz daha iyi biliyorsunuz ki hayat her geçen gün daha da pahalılaştı. Ama biz çalışan sınıfın geliri hiç artmadı. Yılbaşında asgari ücrete gelen zam ile en azından enflasyon karşısında bir nebze rahatlarız diye düşünmüştük. Ancak, dün İŞKUR’un yatıracağı parayı görünce şoke olduk. Gördük ki, asgari ücrete gelen zam bize gelmemiş. İŞKUR’a bunu sorduğumuzda yalnızca tavan miktar üzerinden maaş alanların ücretlerinin arttırıldığı söylendi. Bunun dışında kalan herkesin alacağı para miktarında herhangi bir zam söz konusu değil. Sizce bu adalet midir? Sürekli ezilen ve çalışan kesimin üzerine yapılan bu haksızlıklar reva mıdır? Sizden dileğimiz ve ricamız, sesimizi duyurmamıza yardımcı olmanızdır. Bunu gündeme getirirseniz bizim gibi olan milyonların sesini duyurmuş olacaksınız. (Serkan A.)

Tüm dünya olağanüstü bir dönemden geçiyor. Kısa çalışma ödeneği ile ilgili yasal düzenleme, daha kısa süreli kriz durumlarına göre kurgulanmış. Kanuna göre, kısa çalışma ödeneği son 12 aylık dönemdeki ortalama ücretin yüzde 60’ı oranında bağlanıyor. En yüksek ödenek ise brüt asgari ücretin yüzde 150’sini aşamıyor. Geçen yılki asgari ücret üzerinden en yüksek kısa çalışma ödeneği 4.414.50 TL üzerinden bağlandı. Bu yıl asgari ücret 3.577.50 TL’ye çıkınca, en yüksek kısa çalışma ödeneği de 5.366.25 TL’ye yükseldi. Ancak, asgari ücret artışından, brüt ücreti 7.357.50 TL ile 8.943.75 TL ve üzerinde olan kişiler etkilenecek. Asgari ücret artışı, bu kişilerin aldığı ödeneklere yansıyacak. Örneğin brüt ücreti 8 bin lira olan kişi geçen yıl tavan dolayısıyla 4.414.50 TL ödenek alır iken, bu yıl 4.800 TL ödenek alabilecek. Yapılan uygulama kanuna uygun.

Ancak, sizin gibi yüz binlerce kişi 9-10 aydır sadece kısa çalışma ödeneği ile yaşamını sürdürüyor. Bu konuda TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ın da önceki hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaretinde bir önerisi oldu. Ödeneğin, kişilerin aile durumu da dikkate alınarak asgari ücrete yükseltilmesini talep etti. Pandemiye özgü olmak üzere geçici bir düzenlemeyle ödenek tutarlarının artırılmasına büyük ihtiyaç olduğu aşikâr.

By admin

beylikdüzü escort esenyurt escort şişli escort mecidiyeköy escort maltepe escort şirinevler escort anadolu yakası escort avrupa yakası escort üsküdar escort pendik escort çekmeköy escort ümraniye escort bostancı escort kadıköy escort kurtköy escort sultanbeyli escort sancaktepe escort tuzla escort kartal escort altyazılı porno gebze escort ataköy escort avcılar escort halkalı escort nişantaşı escort sefaköy escort bakırköy escort bahçelievler escort istanbul escort ataşehir escort hdabla esenyurt escort ataköy escort ankara escort izmir escort adana escort bursa escort fethiye escort bodrum escort xnxx brazzers doeda izmir escort rokettube bodrum escort canlı bahis siteleri canlı maç izle escort sitesi açmak escort sitesi seo mersin escort türkçe altyazılı porno ensest porno xnxx erotik film brazzers anne porno konulu porno japon porno sikiş izle brazzers sex izle lezbiyen porno rokettube porno izle türkçe altyazılı porno